Pazar, Temmuz 14, 2024

Eğiticimler şiddete karşı iş bıraktı

Türkiye’nin dört bir yanındaki öğretmenler İstanbul Eyüpsultan'da bir özel lisede okul müdürü İbrahim Oktugan'ın, yabancı kökenli öğrenci tarafından öldürülmesi ve okullarda artan şiddet olaylarını protesto etmek amacıyla bir araya geldi. Eğitimciler Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrıda bulunurken yasal düzenleme istediler

Share

İstanbul Eyüpsultan’da bir özel lisede okul müdürü İbrahim Oktugan’ın, 17 yaşındaki Irak kökenli öğrenci Y.K. tarafından öldürülmesi ve okullardaki artan şiddet eylemlerini protesto eğitimciler Türkiye’nin dört bir yanında bir araya geldi. 

İzmir’de Konak Pier’de Eğitim-İş, Eğitim Bir-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Konak Metro’da Eğitim-Sen üyeleri, Veli-Der üyeleri ve DİSK Genel İş Bayraklı Bel-Sen öğretmenleri bir araya gelerek eylem yaptı. Eylemde öğretmenler, çeşitli sloganlar atarak taleplerini dile getirdi ve pankartlar taşıdı.

Eğitim-İş İzmir Şubesi adına konuşan Rabia Atbaş, Millî Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidarın eğitim emekçilerine yönelik söylem ve yaklaşımlarının eğitimde yaşanan sorunları derinleştirdiğini belirtti. Atbaş, öğretmenlerin şiddetin hedefi haline gelmesinin, mesleğin değersizleştirilmesi ve itibarsızlaştırılmasıyla ilgili olduğunu vurguladı. Okul Müdürü Oktugan’ın öldürülmesinin, öğretmenlere yönelik bir saldırı olduğunu ve toplumun geleceğine yapılmış bir saldırı olduğunu söyledi.

Atbaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, okullardaki güvenlik açığına ve eğitim emekçilerinin can güvenliğine dikkat çekti. Öğretmenlerin mesleklerini güvenle icra edebilmeleri için gerekli önlemlerin alınmasını istedi. Ayrıca, eğitimde şiddetin son bulması ve suçluların cezalandırılması için yasal düzenlemeler yapılmasını talep etti.

Eğitimcilerin güvenli bir ortamda çalışma haklarını savunan Atbaş, eğitim sisteminde şiddetin önlenmesi için somut adımların atılmasını ve müfredatın toplumsal değerlere uygun hale getirilmesini önerdi. Son olarak, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için acil önlemler alınmasını ve eğitim sisteminin şiddet içermeyen bir ortam oluşturması çağrısında bulundu.

Ankara’da eğitimciler şiddedte karşı bir araya geldi 

Anadolu Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Sendikası, Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası, Genç Eğitim Sendikası, Hürriyetçi Eğitim Sendikası ve Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası’nın liderleri, eğitimcilere yönelik şiddeti durdurmak ve öğretmenlerin maruz kaldığı şiddeti protesto etmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünden Meclis’e bir yürüyüş düzenledi.

Eğitimciler, “Yusuf Tekin istifa”, “Susma, haykır, şiddete hayır”, “Öğretmen dayanışması yaşasın”, “Öğretmene karşı yapılan saldırılar kınanıyor”, “Bu cinayet bir kader değil” gibi sloganlarla Meclis Çankaya Kapısı’na doğru ilerledi. Siyah giyinen eğitimciler, “şiddete hayır” yazılı rozetler takarak ve “Can güvenliği için yasa istiyoruz”, “Eğitimde şiddete son verin”, “Yaşam hakkı için bir araya geliyoruz” gibi dövizler taşıyarak şiddeti protesto ettiler.

Meclis parkında bir araya gelen eğitimciler, bir ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay okudu. Özbay, “Türkiye’nin öğretmen bakanları vardı. Onları özledik. Öğretmenler sadece sınıflarda değil, şimdi alanda ders veriyor. Öğretmenlere ‘az bir miktar’ diyenlere bugün adaletin az bir miktarı, hakların eser miktarı kalmamıştır, bu dersi biz öğretmenler vereceğiz” dedi.

Ortak açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Millî Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidarın eğitim emekçilerine yönelik söylem ve yaklaşımları, Öğretmenlik Meslek Kanunu üzerinden emeğimizin değersizleştirilmesine ve mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına yol açmaktadır. Okullarda eğitim emekçileri, savaşlarda bile hedef alınmayanlar olarak şiddetin hedefi olmaya devam etmektedir. Önceki gün ömrünün büyük bölümünü eğitime ve öğrencilere adamış bir meslektaşımızı kaybetmek, basit bir öfke krizi veya failin öğrenci oluşuyla açıklanamaz. Bu cinayetin arkasında tek bir fail yoktur, bunun bilincindeyiz. Cinayetin arkasındaki zihniyet, bizleri ötekileştiren, tehdit eden ve mesleğimizin itibarını ayaklar altına alanlardır.”

Açıklamanın devamında şu sorular soruldu: “Okulda şiddeti önlemek için daha kaç eğitim emekçisinin şiddete uğraması gerekiyor? Okullarımız güvenlik açısından ciddi risk altındadır, bunun bedelini canlarımızla mı ödeyeceğiz? Bu suçun azmettiricileri kimlerdir? Eğitimde yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak neden öğretmenler gösterilmektedir? Milli Eğitim Bakanı’na sesleniyoruz; okulda şiddeti önlemek için harekete geçin ve gerekli önlemleri alın. Eğitimde şiddetin son bulması için bir yasa çıkarılmalıdır.”

Eğitimcilerin toplandığı alanda, her sendikanın lideri ve temsilcileri kısa konuşmalar yaptılar. Hürriyetçi Eğitim Sendikası Başkanı Levent Kuruoğlu, “Şiddet artıyor, önlem alın, sesimizi duyun” dedi. Sendika liderleri, çelik yelek giyerek Milli Eğitim Bakanı’na istifasını çağrıştırdılar.

TEÇ SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, “Eğitim kurumlarında ve eğitim çalışanlarının güvenliği konusunda endişe duyuyoruz. Bu acı olay, eğitimde yaşanan vahim durumu gözler önüne serdi” dedi.

Anadolu Eğitim Sen Başkanı Musa Alper Öğretici, “Sorumluların sadece kınamakla yetinmemesi gerektiğini defalarca söyledik” dedi.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Umut Erkurt, “Bu şiddet, eğitim politikasının bir sonucudur. Bu politika, bizi öldüren ve çürüten bir politikadır” dedi.

Genç Eğitim Sen Genel Başkanı Araz Ali Altıntaş, “Okullarda önleyici güvenlik tedbirleri alınmalı, cezalar artırılmalı ve ertelenmemelidir” dedi.

“EĞİTİM ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ARTAN ŞİDDET OLAYLARI, TOPLUMSAL SORUN HALİNE GELMİŞTİR”

Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapan Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, okullarda alınmayan önlemlerin şiddet olaylarına yol açtığına dikkat çekti. Eğitimdeki şiddetin bireysel olmadığını, toplumsal bir sorun haline geldiğini belirten Tekdemir, şunları ifade etti:

“Artan şiddet olaylarına dikkat çekiyor, yetkililerden önlem alınmasını istiyoruz. Bu talebimizi uzun süredir iletiyoruz. Eğer sesimize kulak verilmiş olsaydı, belki de bugün farklı bir durumla karşılaşırdık. Ancak ne yazık ki, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da gecikilmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olayları, maalesef yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiştir ve eğitim hizmetlerini tehlikeye atmıştır.”

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) üyeleri de Kayapınar ilçesindeki Rojava Parkı’nda bir araya gelerek, eğitimdeki şiddete tepki gösterdi. Sendika adına açıklama yapan Diyarbakır Eğitim-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Faruk Ercan, Milli Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidarın eğitim emekçilerini itibarsızlaştırdığını belirtti.

“Eğitim emekçileri okullarda şiddetin hedefi olmaya devam ediyor” diyen Ercan, “Bu ülkede okulda öğretmen öldürüldü. Sözler tükenmiştir. Şiddetin, cinayetin tek bir faili yoktur. Cinayetin arkasındaki zihniyet, bizleri ötekileştiren, mesleğimizin itibarını ayaklar altına alanlardır. Her suç gibi bu suçun da azmettiricileri vardır. Bizleri hedef haline getirenler; liyakatsiz şekilde atandıkları koltukları bir hükümdarlık alanı gibi kullananlar, bizleri aşağılayan mülki amirlerdir. Okullardaki şiddetin nedenleri ortaya çıkarılmalı, eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanmalıdır. Okulda şiddetin son bulması için MEB’i harekete geçmeye çağırıyoruz” dedi.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan yüzlerce eğitimci, “Kınamayı bırakın, yasamızı çıkarın” ve “Eğitimde şiddete dur de” sloganlarıyla seslerini duyurdu. Eğitim-İş İstanbul Şubeleri, Eğitim Bir-Sen ve Hürriyetçi Eğitim Sen, ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Öğretmenler, okullarda güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirilmesini ve eğitimcilere karşı işlenen suçlara daha caydırıcı cezalar verilmesini talep etti. Basın açıklamasını, Birleşik Kamu İş İstanbul Başkanı ve Eğitim İş İstanbul 4 Nolu Şube Başkanı Alkoç Turan Başgönül adına yapıldı. Başgönül şunları ifade etti:

“KAÇ EĞİTİM EMEKÇİSİNİN DAHA CAN VERMESİ GEREKİYOR?”

“Bu ülkede, bir okulda öğretmenin yaşamını yitirmesiyle artık sessizlik kabul edilemez hale geldi. Şiddetin, cinayetin tek bir sorumlusu olmadığını biliyoruz. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet, mesleğimizi küçümseyen, tehdit eden ve itibarımızı zedeleyenlerdir. Bir toplumun medeniyet seviyesi, öğretmene verdiği önemle ölçülür. Öğretmenler, geleceği şekillendiren ve aydınlık yarınlar için kılavuzluk eden kişilerdir. Öğretmene yapılan her saldırı, tüm toplumun ve ülkenin geleceğine zarar verir. Eğitimsiz bir toplum, karanlığa mahkumdur. Milli Eğitim Bakanı’na şunu soruyoruz: Okullardaki şiddeti önlemek için kaç eğitim emekçisinin daha hayatını kaybetmesi gerekiyor? İktidarın ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın plansızlığı, okullarımızı güvenlik açısından ciddi şekilde tehdit altına sokmuştur. Bu suçun azmettiricilerini tanıyor ve gereken adımların atılmasını talep ediyoruz.”

ÖZEL SEKTÖR ÖĞRETMENLERİ SENDİKASI BEYAZIT’TA TEPKİ GÖSTERDİ

İbrahim Oktugan’ın öldürüldüğü okulun önünde dün açıklama yapan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası da bugün çok sayıda ilde eylem yaptı. İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda açıklama yapan öğretmenler can güvenliklerinin sağlanmasını istedi. Özel okullarda iş bırakma eylemine katılamayan bazı öğretmenler ise yöneticilerin ‘Cinayete biz de üzüldük ama veliler niye ders yok diye tepki gösterir’ dediğini aktararak bu tutumdan yakındı.

İlginizi Çekebilir

Diğer haberler